Kumru’nun Tarihi ve Coğrafi Yapısı
Kumru İlçesi, çağlar boyunca birçok kavime ev sahipliği yapmış köklü bir yerleşim bölgesidir. İlçenin tarihi, M.Ö. 584-555 yılları arasına, yani Pers İmparatorluğu dönemine kadar uzanmaktadır. Bu dönemin ardından bölge, uzun yıllar boyunca Pont Krallığı’nın hâkimiyeti altında kalmıştır. Pont Krallığı, yaklaşık üç asır boyunca bölgede etkinliğini sürdürmüştür.
M.S. 391-395 yılları arasında Kumru ve çevresi Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu yönetimine girmiştir. Aynı dönemde, Orta Asya’dan büyük göçler hâlinde gelen Peçenek ve Kuman Türkleri, bölgeye yerleşerek yörenin Türkleşmesinde önemli bir rol oynamışlardır.
Kumru topraklarında güçlü bir Türk hâkimiyeti, 1095-1175 yılları arasında Danişmentliler tarafından sağlanmıştır. Danişment Gazi Ahmet Gazi’nin vefatının ardından, bölge kısa süreliğine Bizanslıların işgaline uğramıştır. Ancak 1178 yılında Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan, bu toprakları yeniden Selçuklu Devleti sınırlarına katmıştır.
Kösedağ Savaşı’nın (1243) ardından Selçuklu Devleti’nin zayıflamasıyla bölgede çeşitli beylikler ortaya çıkmıştır. Kumru sırasıyla;
1327-1380 yılları arasında Eratna Beyliği’nin, ardından Kadı Burhaneddin’in, 1389 yılında ise Hacı Emiroğulları Beyliği’nin yönetimine girmiştir. 1398 yılında Yıldırım Bayezid’in Samsun ve Ordu topraklarını fethetmesiyle, bölge Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir. Cumhuriyet döneminde, bugünkü Yalnızdam Köyü merkez olmak üzere 1926 yılında Fatsa’ya bağlı bir nahiye hâline getirilen Kumru, 1 Nisan 1960 tarihinde 7033 sayılı Kanun ile ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Kumru, denizden 35 kilometre içeride, Canik Dağları’nın vadileri arasında yer almaktadır. İlçe merkezi deniz seviyesinden 340 metre yükseklikte olup, bölgede yıl boyunca düzenli yağış görülür.
Arazinin büyük bölümü orman ve fundalık alanlardan oluşmaktadır. İlçe ekonomisi, ağırlıklı olarak tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayanmaktadır. Tarıma elverişli arazilerin tamamı, fındık, mısır ve patates üretimi için kullanılmaktadır.
Kumru, doğal yapısı ve iklim özellikleri bakımından yayla turizmine son derece elverişli bir konuma sahiptir. İlçede her yıl düzenlenen Erecek Yayla Şenlikleri ve Düzoba Yayla Şenlikleri, bölgenin turizm potansiyelini ve kültürel zenginliğini yansıtan en önemli etkinlikler arasındadır.
Kumru’da Gezilecek Yerler
DÜZOBA YAYLASI : Kumru ilçesi yayla bakımından zengindir ve Erecek Yaylası, Düzoba Yaylası bunlardan en önemlileridir. Düzoba Yaylası merkez haline getirilmiş ve Mayıs ayının sonu ile Ekim ayının başı arasında her Pazar günü yayla pazarı kurulmaktadır. Ramazan ve Kurban Bayramı’nın 1. günü bilinmeyen bir tarihten bu tarafa Fizme’de güreşler tertip edilmektedir
Kumru’nun Tescilli Ürünleri
Kumru Macunu Tescillenmek üzere Türk Patent Enstitüsüne gönderilmiştir.
Kumru’nun Kültürel Varlıkları
Kumru İlçesi sınırları içerisinde 3 adet tescilli kültür varlığı bulunmaktadır. Bunlar, tarihî ve arkeolojik değerleriyle ilçenin kültürel mirasına önemli katkı sağlamaktadır:
Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı
Fizme Beldesi, Eceli Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Samur Tümülüsü
Samur Mahallesi, Kumru Merkez Camii yakınında bulunmaktadır.
Kumru Merkez Camii
Samur Mahallesi sınırları içinde yer almakta olup, mimari özellikleriyle tescilli kültür varlıkları arasında yer almaktadır.
Kumru’nun Coğrafi ve İklimsel Özellikleri
Kumru İlçesi’nin yüzölçümü 35.112 hektar olup, ilçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 425 metredir. İlçede tipik Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yıllık ortalama sıcaklık 18°C civarındadır. Kış mevsimi genellikle yağmur ve kar yağışlı, ilkbahar ayları ise yoğun yağışlı geçmektedir. Özellikle Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yağmur; Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ise kar yağışı etkili olmaktadır.
Kumru, Canik Dağları arasından geçen Elekçi Irmağı vadisinde konumlanmıştır. İlçenin büyük bir bölümü nemli dağ ormanlarıyla kaplıdır. Bölgede başlıca ağaç türleri arasında gürgen, karaağaç, meşe, kestane, ceviz ve yüksek kesimlerde iğne yapraklı ağaçlar yer almaktadır. Ayrıca yer yer kayın ormanlarına da rastlanmaktadır.
Kumru, Altınordu İlçesi’ne 70 km, Fatsa İlçesi’ne ise 33 km uzaklıktadır. İlçenin doğusunda Korgan, batısında Akkuş, kuzeyinde Fatsa ve Ünye, güneyinde ise Niksar İlçesi bulunmaktadır. Karadeniz dağ silsilesi, Kumru sınırları içerisinde de devam etmekte olup, dağlık bölgelerde çok sayıda yayla yer almaktadır.
Kumru’nun Su Kaynakları
Kumru İlçesi ve mahalleleri, dağlık ve engebeli arazi yapısı nedeniyle çok sayıda irili ufaklı su kaynağına sahiptir. İlçede kullanılan başlıca su kaynakları, yaylalar çevresinde yer alan Pınaralan, Akkancık, Soğukpınar, Kırkkızlar, Boyacılı, Karacalar ve Çatılı mevkilerindeki doğal kaynaklardır.
Bu kaynaklar, yıl boyunca su verimini korumakta ve birleşerek Elekçi Irmağı’nı oluşturmaktadır. Elekçi Irmağı, ilçe merkezinin ortasından geçmekte olup, bu nedenle şehir merkezinde beş adet köprü bulunmaktadır.
Elekçi Irmağı, akış yönü boyunca Dağgüvezi Çatağı (İslamdağ) mevkisine ulaştıktan sonra Fatsa İlçesi sınırları içerisinden geçerek Karadeniz’e dökülmektedir.
Efsaneye göre, ırmak adını geçmişte bu bölgede yaşayan ve “elek” yaparak geçimini sağlayan bir topluluktan almaktadır. Rivayete göre bu topluluk, büyük bir sel felaketi sonucunda yok olmuş, ırmak da bu olaydan sonra “Elekçi Irmağı” olarak anılmaya başlamıştır.
Kumru’da Tarım ve Hayvancılık
Kumru İlçesi topraklarının yaklaşık %90’ı fındık ağaçlarıyla kaplıdır. Toprakların yalnızca %5’i tarıma elverişli olup, bu nedenle toprağa dayalı tarım faaliyetleri oldukça sınırlıdır. Fındıktan sonra ilçede yetiştirilen başlıca tarım ürünleri arasında mısır, patates, pancar, kabak ve fasulye yer almaktadır.
İlçede çayır ve mera alanları oldukça azdır. Ancak yayla bölgelerinde bu alanlara kısmen rastlanmaktadır. 1950’li yıllarda hayvancılık günümüze göre iki ila üç kat daha yaygınken, fındık üretiminin artmasıyla birlikte hayvancılık faaliyetleri önemli ölçüde azalmıştır.
Bununla birlikte, arıcılık ve kümes hayvancılığı gibi küçük ölçekli üretim faaliyetleri halen sınırlı düzeyde devam etmektedir.
Kumru’da El Sanatları
Kumru’da el sanatları denildiğinde, Güneycik Mahallesi’nde yaşayan Hayrullah Kerimmollaoğlu akla gelmektedir. İlçede halk arasında “Hayrullah Dayı” olarak tanınan Kerimmollaoğlu, el sanatları alanında Kumru’nun simge isimlerinden biridir.
Geçmişte ilçede esnaflık yapan Hayrullah Kerimmollaoğlu, babasında öğrendiği geleneksel el sanatlarını, bugün de Güneycik Mahallesi’ndeki küçük atölyesinde özenle sürdürmektedir.
Kerimmollaoğlu’nun çalışmaları, Karadeniz Bölgesi’nde unutulmaya yüz tutmuş tarihî ve kültürel değerlerimizden biri olan ahşap oymacılığı alanında büyük takdir toplamaktadır. Ürettiği eserlerle yalnızca Ordu ve Kumru’yu değil, aynı zamanda tüm Karadeniz Bölgesi’ni temsil eden bir “yaşayan insan hazinesi” niteliğindedir.





